AnasayfaGenel › Japonya Nasıl Teknoloji Devi Oldu

Japonya Nasıl Teknoloji Devi Oldu

Merhaba arkadaşlar, Dün yaptığımız ve yayınladığımız yeni bir başlangıçtan sonra sizin için ilk seçtiğim konu “Japonya teknolojide nasıl ilerledi?” sorusunun kendi araştırmalarımla cevabını vermek olacak. Bunun sebebini hepimiz üç aşağı beş yukarı biliyoruzdur, teknolojiye ve eğitime önem verdiler gibi olarak. Fakat Japonya medeniyeti geç medeniyetleşme yaşamış bir toplum ve 2. dünya savaşından ağır bir yenilgiyle çıkmış bir toplum olarak “Japonya’da teknoloji nasıl gelişti” sorusunun en detaylı cevaplarını sizlere vermeye çalışacağım. Sonuçta günümüzde “Made In Japon” yazan bir ürünü alırken hiç incelemeyiz kalitesinden şüphe duymadığımız için.

Ön sözümüzü de bitirdikten sonra gelelim asıl konuya. Japonya’nın Teknolojide nasıl geliştiğini anlamamak için biraz tarihi ve kültürel yapılarını da incelememiz gerekiyor ki Japonlar bizim teknolojide kalite algımızı yaratabilmek için tarihi açıdan da kendilerine ders aldıkları uzun ve sancılı bir süreç geçirdiler. Bende size Japon tarihine ufaktan bir dayanarak, Japonya gibi gelenekçi ve kapalı bir toplum nasıl oldu da teknolojide bir dünya devi oldu. Evet bu ilginç hikayeyi size alt başlıklarla anlatmaya başlayalım.

Japonya’nın Kısa Tarihi

Japonya’nın tarihi hikayesine 18. yüzyıllardan başlayalım 1800 yılları çokta geriye gitmemize gerek yok.

Japonya 1800ler
Japonya 1800ler

Bin sekiz yüzlü yıllardan önce Japonya tamamen dış dünyaya kapalı kendi iç dünyasında yaşayan gelenekçi bir toplumdu. O zamanlar Japonya yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi derebeyliklere bölünmüş bir ülkeydi, her bir bölgenin başında lordlar japonca yani derebeyleri bulunurdu. Bu Lodların da tepesinde imparator (Japonca ismiyle şogun) bulunurdu. Şogun bizim Osmanlı Padişahları gibi güçlü ve merkeziyetçi bir yapıya sahip değildi. Şogun’un görevi daha çok, lordların arasındaki anlaşmaları sağlamak anlaşmazlıkları çözmek gibi bir çeşit denge unsuruydu. Tabi bu Şogun bazı dönemler güçlü olup lordlukları kontrol altına alabiliyordu. Konumuza dönersek Japonya orta çağın bilindik kendi içine kapalı ve feodel bir toplum yapısına sahipti.

Size şöyle fazladan bir bilgi verim, Japonlar 16. yüzyıllarda ilk kez avrupalılarla karşılaştıklarında onları hiç sevmediler ve onları kendi topraklarında mümkün olduğunca uzak tuttular. Bu öyle bir boyutta oldu ki avrupalıların kendi limanlarına yanaşmasına bile izin vermediler. Tabi Hollanda gibi bazı istisnalar dışında, Fakat Hollandılarla bile çok sınırlı ticari ilişkileri bulunmaktaydı. Bu dönemlerde avrupalılar ve Amerika Japonları sürekli sıkıştırmalar yapıyorlardı. Limanlarını onlara açmaları için ticaret yapabilmek için ama Japonlar bunu hiç bir zaman istemediler. Bunun sebebi ise, Japonlar Avrupalı’ların çevresindeki bütün devletleri istila edip sömürdüklerinin farkındaydılar. Tabi haklı olarak aynı şeylerin kendi başlarına gelmesini istemiyorlardı. Japonlar bu durumu 1852 yıllarına kadar devam ettirdiler. 1852 yıllarından sonra gene limanlarını aslına bakarsanız kendi istekleriyle açmadılar. Aslında limanlarını 1850 yılında Japonya’nın Avrupa’ya ve Amerika’ya açmasının sebebi, Amerikaların filolarını Japonya’nın limanlarına getirip onları tehdit etmeseydi. Amerikalılar Japonlara “Ya bu limanları bize açarsınız, yada bütün limanlarınızı yıkarız dediler” ve Japonya bu tehdit suretiyle 1852 yılında limanlarını açmış bulundu. Sonuçta Farkındaydılar ellerindeki eski teknolojiyle o devletlere karşı gelemiyeceklerinin.

Japonlar limanlarını açmasıyla 1852 yılından itibaren ciddi bir dönüşüm yaşamaya başladılar. Aslına bakarsanız bu değişimin en önemli tarihide 1868 tarihidir. Peki ne oldu dersiniz bu tarihte, tabi kurtarıcı yenilikçi bir imparator geldi. Bu imparatorun ismi Meiji, hakkını vererek söylemek gerekir bu ismi İmparator Meiji’dir. Bu ismi bu şekilde önem dolu söylememin sebebi bu imparatorun Japonya’nın bugünkü şartlarına gelmesinde ki, ilk adımı atmış olan kişidir. Japonya’nın bu dönemi tarih kitaplarında Meiji restorasyonu olarak bilinir. Bir ara bu restorasyonla alakalı da detaylı bir yazı yazarım size hatırlatırsanız. Ama kısaca bahsetmek gerekirse Japonya İmparator Meiji dönemimde, o eski gelenekçi içine kapalı yapısından sıyrılıp modern bir sisteme doğru geçer hemde çok hızlı bir şekilde.

Yani anlayacağınız Japonya’nın bugünkü seviyesine gelmesindeki ilk adımı İmparator Meiji atmıştır. Meiji’nin Orduda yaptığı yenilikler ise tam bir devrim boyutundaydı. Japonyanın geleneksel samuraylardan kılıçlardan oklardan oluşan ordusunu, mekanik bir orduya çevirdi. Sebebi ise avrupalılarla eski nesil ordular ilen başa edilmiyeceğini anlamasıydı. Bunun dışında ada ülkesi oldukları için donanmaya çok önem verdiler.

Ya bu konu aslında uzadıkça uzar ama Japonya’nın detaylı tarihini istemeniz doğrultusunda size bir ara detaylı bir şekilde yazarım. Son olarak Japonya’nın teknolojik gelişimiyle alakalı tarihi süreçte size şunu söyliyim; Çin, İngilizler tarafından ele geçirilince Japonlar bu durumdan çok korkmuştur sıra ne zaman bize gelecek diye. Çünkü Japonlar pek dile getirmese de Çin’in onlardan tarihi ve kültürel üstünlüklerini kabul etmişlerdir. Ve bu sebepten dolayı Japonlar bu modernleşme sürecini inanılmaz derecede hızlandırmaya başladılar.

Evet yavaş yavaş elimden geldiğince az detaya girerek sizi sıkmamak için gelelim daha yakın tarihimize. Japonların 2. Dünya savaşına, Aslına bakarsanız Japonya’nın teknoloji devi olmasının asıl sebebi 2. dünya savaşında yatıyor. Bu tabi tamamen benim kendi görüşüm.

Japonya’nın 2. Dünya Savaşındaki Rolü

Japonlar size dediğim gibi çevresindeki ülkelerin Avrupa tarafından işgal edildiklerini gördükten sonra aynı şeyin kendilerininde başına gelmemesi için teknoloji alanında ve modernleşme alanında kendilerini baya bir geliştirdiler ve çok güçlü bir deniz kuvveti kurdular. İstilaya uğramamak için en iyi savunma saldırıdır ideolojisini benimsediler. Yani kısacası kurtuluş çaresi olarak yayılmacı bir politika izlemeye karar verdiler. Kendilerine bir amaç belirlediler sömürge bir devlet olmamak için. Bu hedefe göre aşağıdaki görselde de gördüğünüz gibi Pasifik okyanusun bütün kıyılarını ele geçireceklerdi ve dünyanın en büyük imparatorluğu haline geleceklerdi.

Büyük Japon İmparatorluğu
Büyük Japon İmparatorluğu

Yukarıdaki resimdeki gibi güçlü bir imparatorluk oldukları zamanda batılılar onları köleleştirip sömüremiyecekdi. Yani anlayacağınız istilaya uğramamak için istila etmeye başladılar. 2. Dünya savaşı başlamadan önce Japonlar Hitler ile yakınlaşmaya başladılar bunun sebebi ise Almanları hava ve tank teknolojilerinin Japonların oldukça ilgisini çekmeseydi. Birçok anlayış 2. Dünya savaşını Japonların Amerika’ya meşhur saldırısıyla başladığını söyler ama işin açıkçası 2. dünya savaşı sadece ufak bir tetikleyici arıyordu. Evet şimdi gelelim asıl 2.dünya savaşından sonra Japonya’nın kendini nasıl toparladığına, çok çok detayları var bu anlatımların ama çok aşırı detaya girerek sizi sıkmak istemiyorum.

2. Dünya Savaşı Sonrası Japonya

Bildiğiniz gibi Japonya tarihteki ilk nükleer silah kullanılmış şehirleri bombalanmış devlet. 2. dünya savaşından askeri bittiği ve Almanya’nın da yenilmesi üzerine büyük bir yenilgiyle çıkmış bir devlet. Japonya 2. dünya savaşının sonunda her anlamda çökmüştü. Peki bu çöküntüden kendilerini nasıl kurtardılar?

Aslına bakarsanız ilk önce Amerika diğer devletler gibi Japonya’ya ağır yaptırımlar uygulamadı 2. dünya savaşından sonra hatta bir çok anlamda destek oldu. Evet şaşılacak bir şey söylüyorum Amerika Japonya’ya bir çok yönde savaştan sonra destek oldu. Özellikle askeri alanda, yeri geldi Japonya’yı korudu. Yani Amerikalılar 1. dünya savaşı sonunda İngilizler ve Fransızların orta doğu ve Avrupa devletlerine yaptığını Japonlara yapmadı. Bunun bir çok sebebi var ama Amerikalılar için en önemli olan sebep yükselen bir kominizim tehlikesiydi ve Japonya’yı da o tarafın içinde görmek istemiyordu. Japonlar pasifikte iyi bir müttefikti Amerika için ve Japonya bu avantajdan sebeple silahlanmaya uzun bir dönem para harcamadı çünkü Amerika Japonyayı koruyordu. Bu parayı kalkınma için harcadılar. Şehirlerini onardılar Sanayi fabrikalarını geliştirdiler.

Ama Japonya asıl yükselişi ekonomik olarak tekrar Kore savaşı sırasında yaşadı. Kore savaşı sırasında müttefikler bütün lojistik ihtiyaçlarını Japonya üzerinden sağlamaya başlamışlardı. Bu durumda Japon ekonomisini baya bir düzeltti ve yaralarını çok hızlı sarmaya başladılar.

Japonya’nın Teknolojik Yükselişi

Şimdi geldik Japonya’nın günümüze dayana teknoloji devi olmasının asıl başladığı ve hızlandığı yere. Malum savaşlar Kore savaşı da bittikten sonra Avrupa’nın ve amerikanın büyük oranda işçiye ihtiyacı oldu. Bilirsiniz Türkiye’den de Avrupa’ya özellikle Almanya’ya birçok işçi gitmişti o dönemde. Japonlarda bu dönemde Avrupa’ya ve Amerika’ya bir çok işçi gönderdi. Fakat Japonya’nın bizden farkı şuydu, Japonya nitelikli işçilerini gönderdi o ülkelere bizim gibi niteliksiz işçilerini göndermedi. Usta başlarını gönderdi, mühendislerini gönderdi, akedemisyenlerini ve teknisyenlerini gönderdi. Bu adamlar bildiğiniz Avrupa’nın ve Amerikanın otomobil fabrikalarında televizyon fabrikalarında ve elektronik fabrikalarında çalışmaya başladılar. Bir taraftan çalışırken bir taraftan işi öğrendiler. Bizim gönderdiğimiz vasıfsız işçiler gibi yaz tatilinde Mersedesleriyle gelip hava atmadılar. Aksine Japonlar araba motoru nasıl yapılır, Almanlar hidrolikleri nasıl hallediyorlar, İngilizler elektronikleri yaparken nelere dikkat ediyorlar ve bunun gibi bir çok şey öğrenip ülkelerine getirdiler.

Size Şöyle bir şey söyleyeyim 1950 ve 1960 yıllarda Japon teknolojisi 1990-2000’li yılların Çini gibiydi. Yani oldukça taklit ve kalitesiz ürünler üretiyorlardı ve bütün ürünleri kopya idi. Tabi Japonlar böyle kalmadılar, kalitelerini geliştirdiler. Çünkü yapmak istedikleri şey bir şeyler satıp para kazanmak değildi, Teknolojide bir dünya devi olmaktı. 1960’ların sonunda bunu da çok iyi bir şekilde başardılar ve 1970 yıllara geldiğinde Japonlar Artık kalite konusunda bir sıkıntı yaşamıyorlardı. Artık batılılarla eş kalitede ürün üretebiliyorlardı. Tamda bu dönemlerde kendi araçlarını dünyaya yaymaya başladılar. Hem Amerika hem Avrupa pazarına girmeye başladılar. Bu pazarlarda da her alanda başarılı olmaya başladılar. Sebebi ise hem batılılara göre daha ucuz üretim yapabiliyorlardı ve hemde en az onlar kadar kaliteli ürünler yapıyorlardı. Hatta yer yer onlardan daha kaliyeli ürünler bile yapıyorlardı.

Sony Wolkman’nin Ortaya Çıkışı

Sony Wolkman

Şimdi Gelelim Japon elektronik devriminin aslı öncüsüne Wolkman. Evet bildiğiniz Wolkman kaset takıp kulaklıkla müzik dinlediğimiz teyip:) Japonların Woltmen’leri nasıl çıkardığıda enteresan. Sony’nin kurucusu ve yöneticisi Morita Success işi gereği sık sık Japon ya ve Amerika arasında gidip geliyordu. Bu yolculuklar uzun sürdüğü için ve uçakta da sıkıldığı için, zaten kendisi de bir opera hayranıydı ve bu uzun geçen yolculuklarda sıkılmamak için aklına bir fikir geldi; “Ben taşınabilir bir müzik cihazı yaptirim ve insanları rahatsız etmeden tek başıma bunu dinliyebilim”. Sonrasında kendi şirketinin yani Sony’nin mühendislerini toplayıp bana taşınabilir bir müzik cihazı yapın diyor ve 1978 yılında ilk Sony Wolkman ortaya çıkıyor. 1979 yılında ise Sony Wolkman bütün dünyaya yayıldı ve tam bir Japon fırtınası patlattı desek yeridir. Artık herkes kendi istediğin yerde istediği müziği kimseyi rahatsız etmeden dinleyebiliyordu.

Wolkman bir anda başta Sony olmak üzeri diğer bütün Japon firmalarını bir anda üst seviyeye tanınır bir hale getirdi dünya için. Bu dönemler video ların altın çağıydı. Japonlar elektronik firmalarının tanınması sayesinde bu dönemdede Video alanın da büyük başarılar elde ettiler. Şaka maka derken Japonlar 1980 yıllarda elektroniğin her alanında dünya devi olmayı başardılar. Sonrasında oyun sektörüne de girdiler. Japonlar bilgisayar kullanan insanların özellikle gençlerin işten daha çok Pc’de oyun oynamak istediklerini farkedince oyun konsolları geliştirmeye başladılar tabi tahmin edebileceğiniz gibi bu konuda da en iyisi oldular.

Nintendo Oyun Konsolu

İşin sonucuna varacak olursak, Japonlar 1980’li yıllardan beri teknolojik olarak büyük ilerlemeler yapıyorlar büyük paralar kazanıyorlar ve bu paraları da kendilerini daha çok geliştirebilmek için harcıyorlar ve hemen hemen günümüzde elektirikle çalışan her alana giriyorlar makineler, robotik. Zaten biliyosunuz ki Japonlar şu an robot teknolojileri konusunda da çok başarılı bir ülkedir. Ve tabiki günüzümüz geldiğimiz zaman tartışmasız bir şekilde Japonya teknoloji devi haline geliyor.

Söyleceklerim bu kadar. Bu yazı için kaynak olarak kullandığım Ayhan Tarakçı beye’de teşekkür ederim. Okumak sizin için sıkıcı gelirse alt kısımdaki videoyu da izliyebilirsiniz.

Yazar : Güçnar

1986 yılında doğdum. 1999 yılında bilgisayar ve internet ile tanıştım. 2003 yılında ilk Pc'me sahip olduktan sonra oyunlardan çok internet ilgimi çekti. Şimdi hobi olarak açtığım blog'ta sizin güncel bilgiler paylaşıyorum..

Yorum Yazarken DiKKAT !;

Bak genç seni uyarıyorum. Eğer sen şu kaliteli ve güncel blogumu saçma sapan spam,reklam ve türevi gibi şeyler ile dolduracaksan hiç zahmet etme. Onaylamayacağım. Bedava backlink kazanacağım diye havalara da girme. Özet konuyla alakasız yorumlar silinir. Hadi şimdi güle güle

Yorum yazın

Yorum yazarken şu HTML kodlarını kullanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>